Yalan Bile Olsa…

Neye inanmak ister insan. Göze almaktan korktuğu gerçeklerin var olduğu; yaşadığı o ana mı, yoksa yalan olduğunu bildiği halde gerçekleşeceğini sandığı boş umutlara mı? Karar verme şansı var mı peki? İnandığı yalanın dışında başka bir gerçeğin olduğunu biliyor mu ki? O başka gerçek onun için var mı peki? Okumaya devam et

Yeni Bir Dünya

Her gün tekrar eden bir oyun… Hiç bir değişiklik olmadan. Ne başlangıcı farklı ne de sonu. Her yeni bir günde, başlama düğmesine basan, bilmediğin bir güç. Ve hiçbir surette başlangıca engel olamayan sen. Her oyunun sonunu bildiğin halde, “belki bu kez değişik bir son olur ” umuduyla her gün yeniden aynı oyuna başlayan hapsolmuş bir beden… Kukla misali… Elleri, ayakları, tüm bedeni iplerle kontrol ediliyormuşçasına hareket eden… Okumaya devam et

Kezlerce…

Gözlerini sadece uykunda mı uzun uzun kapatıyorsun? Rüyalara sadece karanlık gecelerde mi dalıyorsun? O sigaranın dumanını içine çektiğinde mi bu dünyadan uzaklaşıyorsun? Gerçekten yok olmanın acısının sadece bedensel olduğunu mu sanıyorsun? Aynanın karşısına her geçtiğinde karşında sadece kendini mi görüyorsun? Okumaya devam et

Unutmamalı…

O güzel günleri…
Anılarla gönülleri hoş tutmalı, avutabilmeli.

Hatırlamalı, sevgiyle anmalı…
Ümitlerle yarınları hoş tutmalı, ayırmamalı.

” Unuttu dediler, hiç sevmedi dediler… Gücendim yar.”

Rüya

Ne büyülü sözler söyleyeceğim size ne de hüzünlü bir cümle kuracağım bu gece sevgili dostlar… Dün gece yaşadığım gerçek bir anı özetleyeceğim sadece. Yıllar sonra beni uykumdan uyandıran, sanki gerçekmişçesine apar topar yatağımdan kaldıran sonra da şoka uğratan kısacık bir an… Beni o kadar derinden etkiledi ki o kısacık an, biliyorum asla kelimelerle tarif edemeyeceğim bunu sizlere. Okumaya devam et