Neden Tanrım Bu Ceza?

Heyecandan kalbimin nasıl hızlı bir şekilde çarptığını, yanından geçtiğim insanların bile hissettiğine eminim. Belki de bu acelemin ne için olduğunu merak ettiklerinden, yanlarından geçerken yüzüme garip garip bakıyorlar, belki de gerçekten kalbimin atış sesini duyuyorlar… Okumaya devam et

Yalan Bile Olsa…

Neye inanmak ister insan. Göze almaktan korktuğu gerçeklerin var olduğu; yaşadığı o ana mı, yoksa yalan olduğunu bildiği halde gerçekleşeceğini sandığı boş umutlara mı? Karar verme şansı var mı peki? İnandığı yalanın dışında başka bir gerçeğin olduğunu biliyor mu ki? O başka gerçek onun için var mı peki? Okumaya devam et

Yeni Bir Dünya

Her gün tekrar eden bir oyun… Hiç bir değişiklik olmadan. Ne başlangıcı farklı ne de sonu. Her yeni bir günde, başlama düğmesine basan, bilmediğin bir güç. Ve hiçbir surette başlangıca engel olamayan sen. Her oyunun sonunu bildiğin halde, “belki bu kez değişik bir son olur ” umuduyla her gün yeniden aynı oyuna başlayan hapsolmuş bir beden… Kukla misali… Elleri, ayakları, tüm bedeni iplerle kontrol ediliyormuşçasına hareket eden… Okumaya devam et

Kezlerce…

Gözlerini sadece uykunda mı uzun uzun kapatıyorsun? Rüyalara sadece karanlık gecelerde mi dalıyorsun? O sigaranın dumanını içine çektiğinde mi bu dünyadan uzaklaşıyorsun? Gerçekten yok olmanın acısının sadece bedensel olduğunu mu sanıyorsun? Aynanın karşısına her geçtiğinde karşında sadece kendini mi görüyorsun? Okumaya devam et