Neden Tanrım Bu Ceza?

Heyecandan kalbimin nasıl hızlı bir şekilde çarptığını, yanından geçtiğim insanların bile hissettiğine eminim. Belki de bu acelemin ne için olduğunu merak ettiklerinden, yanlarından geçerken yüzüme garip garip bakıyorlar, belki de gerçekten kalbimin atış sesini duyuyorlar…

Pek de umrumda değil ne düşündükleri… Elimde spor çantam ile karanlığın sokaklara yeni çöktüğü şu saatte hızlı adımlarla, araba farlarının aydınlattığı yolun karşısına geçmeye çalışıyorum. Arabaların geçmesini bekleyecek durumda değilim. Yavaş seyir eden bir aracın önüne atıyorum kendimi. Tabi ki yol vermek durumunda kalıyor. Şu an için tek önceliğim hissettiğim bu özel anın son durağına ulaşmak… Bu kez gerçekten hissediyorum. Diğer günlerden çok ama çok farklı bir duygu bu.

Yürümem gereken en fazla beş dakikalık bir yol var önümde. Gerçi bu tempo ile yürümeye devam edersem konuşacak mecalim kalmayacak. Ama yavaş yürürsem de geç kalacağımı biliyorum. Kafamda bu düşüncelerle savaşırken ayaklarım bilinçsiz bir şekilde yol almaya devam ediyor. Yanımdan geçen herkes bu telaşımın sebebini merak edercesine bana bakıyor. Sokak lambaları sarı ışıklarıyla yürüdüğüm yolu aydınlatıyorken, çocukların maç yaptıkları, tellerle örülü sahanın önünden geçiyorum. Karanlık olmasına rağmen hala bir kaç çocuk top oynuyor. Birbirlerine bağırıp duruyorlar. Sadece göz ucuyla bakıyorum onlara… Hızla yürümeye devam ederken, bir tanesinin arkadaşına tekme attığı için küfür savurduğunu duyuyorum belli belirsiz…

Kimilerinin elinde alış veriş poşetleri, kimisinin kulağında kulaklık; olduğu andan bi haber, kimisi de yanındakiyle yüksek sesle sohbet ediyorken, ben hızla gitmem gereken yere varmanın telaşı içindeyim… Bu akşam neden böyle bir duyguya kapıldığımı da bilmiyorum. Halbuki çoğu zaman tek başıma ziyaret ettiğim bir yer orası. Sokak lambasıyla aydınlanan sıradan bir yer. Benzeri de o kadar çok ki aslında… Fakat bu akşamın bir fakı var, tüm hücrelerimde bunu hissedebiliyorum.

Başımı kaldırdığımda, yolun köşesine bakıyorum. Nedense aylardır buradaki sokak lambası çalışmıyor, yol karanlık. Sağ tarafa dönersem evime giden yola bağlanacağım. Ancak şu an için evim son düşüneceğim şey. Kalbim çok daha hızlı çarpmaya başlıyor. Bu arada karanlıkta iyice çökmüş durumda. Belki de sokak lambası çalışmadığı için bana öyle geliyordur. Biraz duraklayıp, tekrar yolun köşesine bakıyorum. Bir karartı görür gibi oluyorum, ayakları dibinde ise hareket eden bir beyazlık… Ancak dikkatle bakınca yanıldığımı anlıyorum. Hemen yanımdan geçen bir araçtan çıkan ışık yolun köşesini aydınlattığında gördüğüm şeyin bir hayal olduğunu anlıyorum. Serap görmenin zamanı değil henüz.

Yolun karşısında parkın girişine de bakıyorum, tabi yavaş yavaş heyecanla da yürümeye devam ediyorum. Hissettiğim şeylerin bu akşam gerçek olmasına dakikalar kaldı. Bu arada parkın girişinde de kimsecikler yok. Sadece yolun kenarında yürüyen bir adam görüyorum. Başını eğmiş bir şeyler düşünerek, tempo tutmuş bir şekilde yürüyor. Yolun köşesine geldiğimde kafamı hemen sağ tarafa çeviriyorum. Eğer hislerim doğruysa, 50 metre ileride yolun kenarında bir bankta aylardır beklediğim şey gerçek olacak… Sonunda bu akşam hayatımda en önemli hayalin gerçek olmasına tanık olacağım.

Kalbimin nasıl çarptığını sanırım kelimelere dökemeyeceğim. Bu akşam hayatımda ilk defa kalbimin yerinden çıkacağını net bir şekilde hissedebiliyorum. Banka doğru yürüdükçe, orada oturan birinin olduğunu görüyorum. Tam olarak seçemiyorum, ancak siyahlar içinde biri olduğu anlaşılıyor. Biraz cesaretimi yitirir gibi oluyorum. Uzaktan bakmaya devam ediyorum. Kucağında bir şey var. Karşı kaldırımda yanan sokak lambasının parlaklığı vurmuş sanki üstüne o şeyin… Karanlığın içinde bembeyaz küçük bir silüet. Sabit bir şekilde duruyor, arada sırada sağa sola bakıyor. Net olarak göremesemde tanıyorum onu. Seslenmek geliyor içimden, belki duyar da üzerime doğru koşmaya başlar diye; vazgeçiyorum…

Cesaretimi toplayıp bir kaç adım daha atıyorum. Siyahlar içinde, kucağında bir köpekle oturan; sigarasını dudağına götürmüş; simsiyah saçları karanlıkta kumral yüzüne dökülmüş biri… Tanımamam mümkün değil onu. Sessizce oturuyor bankın üstünde. Bekliyorum ve bir süre onu seyrediyorum. Bazen derin derin içine çekiyor sigarasını, sanki içinde bir yerlerde o duman hayat veriyormuş gibi bir şeye. Bazen de sadece parmaklarının arasında saklıyor sigara dalını, sanki sigara bir suçlu, parmakları da hapisane misali… Hareket etmeden öylece karşıya bakıyor bir süre… Daha fazla dayanacak gücüm kalmadığını anlıyorum. Tüm cesaretimi toplayıp, emin adımlarla ona doğru yürüyorum…

Sesleniyorum ismiyle ona. Tepki vermiyor, hareket etmeden duruyor. Belki de sesim çıkmadı diyorum; saliseler içinde beynimdeki onlarca olasılıktan birini seçerek. Tekrar sesleniyorum biraz daha yüksek sesle. Hiçbir tepki yok yine ikisinde de. İki üç metre mesafe kala tam yeniden seslenecekken başını çeviriyor geldiğim yöne; karanlığın içinde göz göze geliyorum o an bir kaç saniyeliğine de olsa o büyülü gözlerle…

Neye uğradığımı anlamıyorum.

Sadece bir kaç adımlık mesafede;
Elimi uzatsam dokunabileceğim bir mesafede…

Gözlerimi açtığımda yine vücudum kan ter içinde kalmıştı ki, yatağımın hemen yanında camdan dışarı baktığımda gecenin bir yarısı olduğu belli. Baş ucumdaki telefonu elime alıp, WhatsApp’ı açıyorum. Hemen kontrol ediyorum; değişen bir şey yok… Profil fotoğrafını bile göremez olmuşum aylardır. Her gün gördüğüm bu kabuslar hemen hemen birbirinin aynı. Sadece zamanı değişiyor. Bazen gecenin bir yarısı, bazen sabaha karşı. Derin bir nefes alıyorum bu gece de. Yine yatağımda Tanrımla sohbet etmeye başlıyorum. Sohbetin sonunda da yeniden uykuya dalmadan hemen önce ona soruyorum;

Neden Tanrım bu ceza?


Sevgilerle…

“Onur SUSAN”

Neden Tanrım Bu Ceza?” üzerine 5 yorum

Lütfen bir cevap yazın.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s