Sevgiliye

Sevdik mi ömrümüzce, sevginin ne olduğunu biliyormuş gibi. Hissettik mi güzellikleri, gözümüzün her gördüğünü gerçek sandığımız gibi. Kapıldık mı rüyalar aleminin büyüsüne, sanki içimizde kelebekler uçuşuyormuş gibi. Gökyüzünün bulutları kucaklaması gibi; sımsıkı sarıldık mı özlemlere, hayallerimize kavuşacakmış gibi… Kaç defa kaybolduk karanlık gözlerde, koşturup durduk yolumuzu bulacakmış gibi? Dokunduk mu hayat veren bedenlere, sonunda yok olup gideceğimizi bilmiyormuş gibi. Aslında aldandık bir çok güzelliğe, sevildiğimizi sandığımız gibi… Ama bir sonu olmadan devam ettik sevmeye, sevginin ne olduğunu doğru düzgün anlatamadığımız gibi…
Ne anlatın, ne söyleyin… Sadece hissettirin “hak edene” içinizdeki o kutsal sevgiyi, sevilmiyor olsanız bile. Aldırmayın sakın, size arkanızdan bakıp o gülenlere. Ve utanmayın, haykırın dünyaya “aşkınıza değer” şu iki sihirli kelimeyi, göğsünüzü gere gere…
SENİ SEVİYORUM.
Sevgililer günün kutlu olsun. (AE)

Sevgilerle…

“Onur SUSAN”

İki Kelime

Bu oyunu nasıl oynamam gerektiğini bir türlü çözemiyorum. Çünkü ne bir kılavuz var önümde, ne de daha önce yaşadığım bir deneyim. Yaptığım hamlelerin boşa gitmesi kadar can sıkıcı başka ne olabilir ki; ne yapacağını bilmediğin bir oyunda? Okumaya devam et

Hiç “Var” Oldum Mu?

Kurak bir toprak bıraktın ardında. Halbuki nasıl da yeşermişti binbir çeşit çiçek senin yağmurunla buralarda. Keşfedilmeyi bekleyen bir dünya vardı ayaklarımızın altında. Ellerimiz kavuşacaktı birlikte yol alırken, mesafe ikimiz için ne kadar bilinmez olsa da. Okumaya devam et