Ne Oldu?

Sana gülmemek için kendimi zor tutuyorum biliyor musun? Gerçi etrafında o kadar çok gülen var ki sana, bari ben daha fazla senin üstüne gelmeyeyim… Fakat sana her zaman net konuştum; bu kez de aynısını yapacağım. Okumaya devam et

Kitaplarda Kaybolmak

Uzun bir süredir kendime kaçış noktaları arıyordum… 2018 yılının Aralık ayından itibaren (9 Aralık akşamı) değerlerim üzerine çok yoğunlaştım. Daha doğrusu değer verdiğim şeyler üzerine de diyebiliriz. Çok kez yazılarımda belirtmişimdir; ciddi buhranlar yaşadığım anlarda kabuğuma çekilirim. İçimde fırtınalar kopar ancak ben sessizliğimi korurum… 6 ayı aşkın bir süredir de bu karakteristik özelliğimi devam ettiriyorum. Okumaya devam et

Neden Tanrım Bu Ceza?

Heyecandan kalbimin nasıl hızlı bir şekilde çarptığını, yanından geçtiğim insanların bile hissettiğine eminim. Belki de bu acelemin ne için olduğunu merak ettiklerinden, yanlarından geçerken yüzüme garip garip bakıyorlar, belki de gerçekten kalbimin atış sesini duyuyorlar… Okumaya devam et

Yalan Bile Olsa…

Neye inanmak ister insan. Göze almaktan korktuğu gerçeklerin var olduğu; yaşadığı o ana mı, yoksa yalan olduğunu bildiği halde gerçekleşeceğini sandığı boş umutlara mı? Karar verme şansı var mı peki? İnandığı yalanın dışında başka bir gerçeğin olduğunu biliyor mu ki? O başka gerçek onun için var mı peki? Okumaya devam et

Yeni Bir Dünya

Her gün tekrar eden bir oyun… Hiç bir değişiklik olmadan. Ne başlangıcı farklı ne de sonu. Her yeni bir günde, başlama düğmesine basan, bilmediğin bir güç. Ve hiçbir surette başlangıca engel olamayan sen. Her oyunun sonunu bildiğin halde, “belki bu kez değişik bir son olur ” umuduyla her gün yeniden aynı oyuna başlayan hapsolmuş bir beden… Kukla misali… Elleri, ayakları, tüm bedeni iplerle kontrol ediliyormuşçasına hareket eden… Okumaya devam et