Kitaplarda Kaybolmak

Uzun bir süredir kendime kaçış noktaları arıyordum… 2018 yılının Aralık ayından itibaren (9 Aralık akşamı) değerlerim üzerine çok yoğunlaştım. Daha doğrusu değer verdiğim şeyler üzerine de diyebiliriz. Çok kez yazılarımda belirtmişimdir; ciddi buhranlar yaşadığım anlarda kabuğuma çekilirim. İçimde fırtınalar kopar ancak ben sessizliğimi korurum… 6 ayı aşkın bir süredir de bu karakteristik özelliğimi devam ettiriyorum. Okumaya devam et

Manifesto

Kaç defa yazdım bilmiyorum. Günler, haftalar ve aylar… Bir yarış misali o kadar hızlı bir şekilde birbirini kovalıyorlar ki. Nasıl geçtiğini bile anlayamadan 6 aydan fazla bir zaman geride kaldı. Bir tutku, bir rüya, bir sevda kaybolup gideli uzun bir zaman geçti… Okumaya devam et

Neden Tanrım Bu Ceza?

Heyecandan kalbimin nasıl hızlı bir şekilde çarptığını, yanından geçtiğim insanların bile hissettiğine eminim. Belki de bu acelemin ne için olduğunu merak ettiklerinden, yanlarından geçerken yüzüme garip garip bakıyorlar, belki de gerçekten kalbimin atış sesini duyuyorlar… Okumaya devam et

Sevgiliye

Sevdik mi ömrümüzce, sevginin ne olduğunu biliyormuş gibi. Hissettik mi güzellikleri, gözümüzün her gördüğünü gerçek sandığımız gibi. Kapıldık mı rüyalar aleminin büyüsüne, sanki içimizde kelebekler uçuşuyormuş gibi. Gökyüzünün bulutları kucaklaması gibi; sımsıkı sarıldık mı özlemlere, hayallerimize kavuşacakmış gibi… Kaç defa kaybolduk karanlık gözlerde, koşturup durduk yolumuzu bulacakmış gibi? Dokunduk mu hayat veren bedenlere, sonunda yok olup gideceğimizi bilmiyormuş gibi. Aslında aldandık bir çok güzelliğe, sevildiğimizi sandığımız gibi… Ama bir sonu olmadan devam ettik sevmeye, sevginin ne olduğunu doğru düzgün anlatamadığımız gibi…
Ne anlatın, ne söyleyin… Sadece hissettirin “hak edene” içinizdeki o kutsal sevgiyi, sevilmiyor olsanız bile. Aldırmayın sakın, size arkanızdan bakıp o gülenlere. Ve utanmayın, haykırın dünyaya “aşkınıza değer” şu iki sihirli kelimeyi, göğsünüzü gere gere…
SENİ SEVİYORUM.
Sevgililer günün kutlu olsun. (AE)

Sevgilerle…

“Onur SUSAN”