
Kibrinden bile büyüktür asaleti.
Dillere destandır güzelliği,
Tanrıça gibidir,
Söker atar istediği yüreği…
Yine günlerden bir gün… Ne bir önceki gün, ne sonrakinden farklı ne olacak ki denen bir gün. İşkenceye dönen, kimine göre cennet bir gün.
Her bakışta aklımda hece hece o sözler…
Nefret dolu o söylemler.
Her şeyin bir sonu var… Yapılan işkencelerin, çekilen dertlerin, bitmeyen hasretlerin, ümitlerin.
Bitecek bir gün, yavaş yavaş o gün gelecek… Ne yapılan işkenceler acı verecek, ne de çekilen hasretler, boşa beklenen hayaller.
Sonu yok diye düşünme…
Şu an varlığın bir rüya gibi geliyorken, gün gelecek gülünüp geçilecek!
Şu an yüzünü görmek cennetin kapısını aralıyorken, gün gelecek kalpler buz kesecek!
Asla bu bedende ne fırtınalar kopardığını bilemeyeceksin… Önemli veya önemsiz fark etmez sana, bilirim… Hala derim, seni görmek dünyalara bedel.
Sen bir kraliçe,
Tanrıça misali…
Zamanla, yavaş yavaş… Gün be gün… Alışıyor bu kalp, ne kadar önemsemesende. Bir bakışın yürek yakıyorken…
Görmek seni cennet misaliyken, istemez mi bu yürek her gün cennete gitmek… Fakat ne kadar dayanır bilinmez.
Bir gün son bulacak bilirim…
Geriye ne cennet kalacak ne cehennem.
Sen bir KRALİÇE!
Söküp attın bilinmez bir bedendeki suçsuz yüreği…
Ama senin için ne fark eder değil mi?
Kalın sağlıcakla.