Kezlerce…

Gözlerini sadece uykunda mı uzun uzun kapatıyorsun? Rüyalara sadece karanlık gecelerde mi dalıyorsun? O sigaranın dumanını içine çektiğinde mi bu dünyadan uzaklaşıyorsun? Gerçekten yok olmanın acısının sadece bedensel olduğunu mu sanıyorsun? Aynanın karşısına her geçtiğinde karşında sadece kendini mi görüyorsun? Okumaya devam et

Nerdesin? Kiminlesin?

Ne kadar çaresiz bir başlık öyle değil mi? Bu iki kelime aslında çok sevdiğim bir şarkıya ait. Son zamanlarda bazı şarkıların benim için anlamı normal zamanlardakinden çok daha özel ve farklı gelmeye başladı. İçinde bulunduğum duygusal buhranın bunda etkisi büyük biliyorum. Fakat bir şeyi yeni yeni fark ediyorum. Yıllardır dinlediğim bazı şarkılar gerçekten de benimle, hayatımla özdeşleşmiş şarkılar. Neyse, konumuza dönelim… Okumaya devam et

AŞK Diye İsmini Bildiğim

Beyaz bir gül misali; onu derin derin içine çekince, bedeninin her hücresinde yaşamı hissediyorsan sen. Dokunduğunda saçlarına, yetmiyorsa sevmek her telini ayrı ayrı, son bulmak istemiyorsa buseler. Baktığında o büyülü gözlere; gerçek değil rüya ise, volkan olmuşsa kara bir sevda yüreğinin çiçek açan bahçelerinde. Kavuşunca elin onun eline, diz çöküp önüne af diliyorsa mevsimler. Varlığı sana hayat, yokluğu büyük bir ızdırap…

Sen ki arafta med cezir olmuşsun, farkında değilsin meğer…

“Gözleri cennetim, sözleri oldu cehennemim. “AŞK” diye ismini bildiğim, nefesimdi her anını içime çektiğim…”