Karanlık

Yanlış yoldan mı yürüyorum? Neden beni gören herkes bu yolun karanlığa gittiğini söylüyor? Onlara her yanıldıklarını söylediğimde, neden hepsi bana gülüp geçiyor…

Şu an bu yolda yalnız başıma ilerlerken; mantığımla duygularımın amansızca savaştığını biliyorken… Neden hep savaşın galibini ben belirliyorum. Söyler misin bana; her seferinde nasıl oluyor da “duygular” bu savaşların galibi oluveriyor ve günün sonu yeniden yalnızlıkla son buluyor? Gittiğim bu yolun sonunu bildiğim halde, nasıl oluyor da hala karanlığa doğru umut dolu adımlar atabiliyorum… Sanki bu bilinmezin sonunda sen beni bekliyormuşsun gibi kendimi kandırmaya nasıl oluyor da devam edebiliyorum?

Kısır bir döngünün içinde yolumu bulmaya çalışırken, bir işaret bekliyorum çoğu zaman senden. Bazen birine denk geliyor seni soruyorum; görmediğini söylüyor geçtiği yerlerde, boşuna ümit etmemem gerektiğini de ekleyerek. Yılmıyorum tabi ki; devam ediyorum gözlerimi kapatarak. Sessizlik olabildiğine… Yalnızca attığım adımların sesiyle, kalbimin titrek sesi eşlik ediyor bu kederli serüvenime. Titrek bir kalp sesi demişken; sakın yanlış düşünme… Az önce dedim ya; ne savaşlar veriliyor kalbimin o keşfedilmemiş topraklarının üstünde. Bazen mantığım taarruz ediyor delicesine, bazen duygularım ateş olup yutuveriyor düşmanları umursamaz bir şekilde, bir çırpıda; alevler içinde.

Gözlerimi açtığımda yine aynı manzara karşılıyor beni. Karanlığa giden bir yol, yalnızlığım ve sessizliğim. Belki yüzlerce kez yürüdüm bu yolu. Belki de binlerce kez. Her seferinde başka başka insanlara sordum seni. Kimse görmemiş seni. Ya da sen tembihledin öyle söylemeleri için. Tabi ki bilemiyorum gerçeği… Ve birazdan yeni bir savaş başlayacak kalbimin derinliklerinde. Bu kez ümit ediyorum ki savaş bitmeden bir işaret göreceğim senden. Acımasızca katledilmeler, zulümler, ölümler… Hepsine bir çırpıda son vereceksin. Titreyen kalbime can vereceksin.

Yumuyorum son bir kez gözlerimi…

Derin bir iç çekiyorum yeniden, bekliyorum işaretini… “Buradayım. Yolun sonunda bekliyorum seni” demeni. Gözlerimi açmadan yavaşça uzatıyorum ellerimi. Önce bir adım ve sonra diğeri. Ve tekrar hissetmeye başlıyorum kalbimdeki dengesizliği; acımasız bir savaşın yükselen sesini.

Ne olursa olsun açmıyorum gözlerimi… Bu sefer kimseye sormuyorum seni. Sadece sayıklıyorum ismini.

Biliyorum yolun sonunda tutacağım senin hayat veren ellerini.

Lütfen, bir işaret ver artık bana.

Ne olur, duy artık kalbimin sesini.

Sevgilerle…

“Onur SUSAN”

Karanlık” üzerine 2 yorum

Lütfen bir cevap yazın.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s